Anasayfa > DEV-İŞ'ten haberler, Kıbrıs'ın kuzeyi, Manşet > “Bu ülke ne garantörlerin ülkesidir, ne petrol şirketlerini ne de emperyal ülkelerin”

08.04.2019 Pts, 8:56

DEV-İŞ Başkanı Hasan Felek’in 7 Nisan 2019 tarihinde Dali’de yapılan Kavazoğlu-Mişauli etkinliğindeki konuşma

Değerli yoldaşlar, kardeşlerim,

Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis 11 Nisan 1965 yılında bu ülkenin karanlık, faşist odakları tarafından katledildi.

Aradan 54 yıl geçti.Adada barış içinde birarada yaşam için kavga veren, bu mücadelede yaşamlarını bedel olarak ödeyen, Kavazoğlu ve Mişaulis’in çağrısı, bugün hala bu sokaklarda, meydanlarda, şehirlerde ve köylerde yankılanmaya devam ediyor.

Menfur cinayetten 25 gün önce 16 Mart 1965 tarihli bir makalesinde Kavazoğlu şunları söylüyordu.

“Dörtyüz kusur yıl boyunca bu topraklarda barış içinde, kardeşcesine yardımlaşarak beraber yaşadık, tahrikcilere fırsat vermeden, müşterek düşmanlarımıza inat bu hayatı devam ettirmeliyiz ve ettireceğiz. Kıbrıs halkına Türklere ve Rumlara, ölüm, kan, ateş, yıkım, mezar, açlık, gözyaşı değil hayat, barış ve mutluluk gerekir, iş gerekir, ekmek gerekir.

Güzel  adamızda barışcı hayatı, yabancılar değil, gene biz Kıbrıslılar Türkler ve Rumlar beraber kurmalıyız ve kuracağız. Adamızdan kan ve barut kokusunu silmek için barışcı davranışlarımıza yarın değil bugün başlamalıyız.”

Kavazoğlu bu tesbitleri ve düşünceleri 54 yıl önce yazdı, bu düşünceleri bugün için de geçerliliğini koruyur.  İki toplumun çatışdırıldığı karanlık dönemde cesurca tüm Kıbrıslılar için yol gösterici oldu.

Savaşlar, çatışmaları, daha pek çok ölümü, kayıpları ve düşmanlıkları geride bıraktık. Peki gerçekten geçmişimizle yüzleşebildik mi? Bu iki yurtsever insan hayatını birleşik Kıbrıs ve barış için verdi. Fakat 54 yıl sonra bugün hala ülkemizde bir barış tesis edemedik, birleşik Kıbrıs’ı yaratamadık. Ben bugün üzgünüm. Buruk ve kırgınım. Çünkü hala eksiğiz. Çünkü hala Kavazoğlu ve Mişaulis’in düşünü gerçek yapabilmiş değiliz.

Bugünün anlamı basit bir anma etkinliği veya nostalji zamanı değildir. Olmaması lazımdır. Bugün burada hepimiz mücadelemizi yükseltmek için neler yapmamız gerektiği üzerine tekrar düşünmeliyiz. Çünkü bir yandan Kavazoğlu ve Miaşaulis’in anılarına ve mücadelesine sadık kalmaya çalışırken diğer yandan hala bu ülkede birleşik Kıbrıs’ı ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyonu kuramadık. Kavazoğlu ve Mişaulis bugünde yaşıyor demek, birleşik ve federal bir Kıbrıs için mücadeleyi yükseltme ve birbirimizle samimi ilişkiler kurmak demektir. Kavazoğlu ve Mişaulis’in sadece anılarına değil aynı zamanda yeni Kavazoğlu ve Mişaulis’lere ihtiyacımız var. Tarihi yeniden yazabilmek, daha güzel bir Kıbrıs’ta yaşayabilmek için.

Bugün belki de yaşadığız en önemli tehditlerden biri ırkçılık ve faşizm tehdididir.  Dünya’da, Avrupa’da  ve ülkemizin her iki kesiminde de yükselmekte olan ırkçılık ve popülizme karşı adalet, eşitlik, dayanışma ve enternasyonal değerler zemininde hem yerel hem de küresel yeni bir mücadele dalgasına ihtiyacımız var. Tam da bu bağlamda yaklaşmakta olan Avrupa Parlamentosu seçimlerini önemsediğimizin altını çizmek isteriz.

Söz konusu seçim hem Kıbrıs için, hem Kıbrıslı Türkler için hem de tüm Avrupa için önem teşkil etmektedir. Federasyon yanlısı Kıbrıslı Türkler için önem teşkil ediyor çünkü gerçek bir federalist ve hayatını barış, yüzleşme ve birleşik Kıbrıs düşüne adamış bir insan olarak Niyazi Kızılyürek’in adaylığı heyecan ve umut yaratmaktadır. Tam da enternasyonal değerlerin yerine milliyetçi ve ırkçı duyguların hakim olduğu bir dönemde Kızılyürek’in AKEL listesinden aday gösterilmesi Kıbrıslı Rum Kıbrıslı Türklerin ortak oyları ile seçilmesi durumunda adanın iki yanında büyük bir heyecan ve motivasyon yaratacaktır. Aynı zamanda popülist hareketlerin baskın hale geldiği Avrupa’da enternasyonal bir mücadele hattı örmek anlamında da önem taşıyan bu seçim, Avrupa’nın kaderini de etkileyecektir. Bizim arzumuz da çabamız da, adalet ve eşitlik temelinde çoğulcu, demokratik ve enternasyonal bir Avrupa’nın yaratılmasıdır.

Dikkatinizi çekmek istediğim son husus ise şudur. Bu ülke ne garantörlerin ülkesidir, ne büyük petrol şirketlerini ne de askeri üstleri olan emperyal ülkelerin. Bu ülke bizimdir. Barış ve Federasyon doğrultusunda mücadele bayrağını yükseltmeliyiz. Birleşik Kıbrıs’ı yaratamadığımız her gün ülkemiz ayaklarımızın altından biraz daha kayıp gitmektedir. Bugünkü bölünmüşlük koşullarında, Kıbrıslı Rumlar da, Kıbrıslı Türkler de bu adada yaşayan tüm toplumlar da hepimiz kaybediyoruz. Onun için ısrarla ve inatla, tek egemenliği, tek yurttaşlığı uluslararası alanda tek temsiliyeti olan siyasi eşitliğe dayalı Birleşik Federal Kıbrısı savunmaya devam ediyoruz.

Kavazoğlu ve Mişaulis’in düşü ve mücadelesi bugün de yaşamaktadır. Emek ve barış mücadelesinde yitirdiğimiz tüm yoldaşlarımızı bir kez daha saygı ile anarken, DEV-İŞ adına Kıbrıslı Türk emekciler adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.

Yaşasın Ortak Vatan Mücadelemiz

Yaşasın Tüm Kıbrıslıların Barış ve Kardeşliği

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.