Anasayfa > 1 Mayıs İşçi Bayramı

12.03.2015 Per, 14:14

1 Mayıs İnsanlık tarihi boyunca var olan en doğal ve en haklı kavganın en önemli dönüm noktasıdır. 1 Mayıs’lara kadar varan mücadele biliyoruz ki dünya tarhinin en eski ve en haklı mücadelesidir. Köle-Sahip, Köylü- Ağa, İşçi- Patron arasındaki mücadeleler bugün de Küresel Sermaye ile Emek güçleri arasında şekil ve boyut değiştirerek devam ediyor.

Sonuçta bu kavga hep ezenler ve ezilenler arasında oldu. Yani Emek ve Sermaye arasında. Sermaye daha çok kar için emekçiler üzerindeki baskısını ve sömürüsünü çoğaltmak, Emek ise insanca yaşam, insan gibi çalışmak ve sömürüsüz bir dünya için bu kavganın hep başrolünde yer aldılar.

Özellikle 1800’lü yıllar haklı olan emek güçlerinin mücadelelerini doruğa çıkararak en önemli kazanımları elde ettiği dönemdir.

1 Mayıs’ın oluşumuna neden olan 1886 Şikago grevleri bir başlangıç değildi ve son hiç değildir. Ancak ileri atılan adımın bir dönüm noktasıdır. Bu kavga dünyanın her yanında devam ederken Fransız burjuvazisi 1789 yılında halka “Eşitlik, Özgürlük ve Kardeşlik” vaadederek halk desteği ile derebeylikleri yıkmıştı. Ama daha sonra, ayni zamanda toprak ağası olan burjuvalar yanlarında çalışan işçileri ezmeye devam etmiş ve günde 15 saat yarı aç çalıştırmaya devam etmişti.

Çünkü sermayenin hiç doymayan kar duyusu karşısında emek örgütlü değildi. Ayni yöntemler diğer ülkelerde de farklı farklı üretim alanlarında devam etmekte idi. Örgütlü mücadeleden başka şansları olmayan emekçiler de örgütlenerek hak aramaya başladılar.

Ve 1800’lü yıllarda kan ve can pahasına dahi olsa ciddi kazanımlar elde ettiler. Örneğin, 1842 yılında başlattığı eylemler ile İngiliz işçi sınıfı “iş süresinin kısaltılması ve üretim araçlarından kapitalist mülkiyetin kaldırılmasını” talep etti. Bu mücadele 1847 yılında kadın ve çocukların günde 10 saat çalışması hakkının kazanılmasına neden oldu.

Yine 1847 yılında Avusturalya tarım emekçileri başlattıkları mücadele ile günde 8 saatlik işgününü patronlara ve hükümete kabul ettirdiler.Bu olayla birlikte 8 saatlik işgünü, dünya emekçilerinin istemi haline geldi. Bu bitmeyen kavga tüm hızı ile Amerikada da devam ediyordu. Hak ve eşitlik kavgasında çeşitli mücadeleler veren Amerika işçi sınıfı, bu kez 1 Mayıs 1886’da Şikago kentinde 8 saatlik işgünü için grev, yürüyüş ve mitingler düzenledi.

Bu eyleme Amerikanın 5 binden fazla şehir ve kasabasındaki işçilerden destek ve katılım geldi. Ancak patronlar da boş durmuyordu. Para karşılığı topladıkları serseriler ile grev kırıcılığı ve provakasyonlar tertiplediler. Polis de patronlara işliyordu. Gündüz polisle çatışan ve şehitler veren işçiler, gece işçi lideri August Spies’in çağrısı ile bir toplantı düzenlediler. Toplantıda bulunan ajan prokavatörler tarafından bir bomba patlatıldı. Bunun sonucunda 4 işçi öldü ve birçoğu da yaralandı.

Bu prokavasyonu tezgahlayan egemen güçler sonrasını da planlamıştı. Olaydan işçi liderlerini sorumlu tutarak tutuklattılar ve düzmece senaryolar ile yalancı şahitler kullanarak yargılatmaya başladılar. 2 Kasım 1887’ de yiğit işçi önderleri Albert Parsons, August Spıes, Adolp Fisher ve George Engel satılmış mahkemenin kararı ile asılarak öldürüldüler. 1888 ve 1889 yıllarında dünyanın birçok ülkesinde 1 Mayıs’ta grev ilan edilerek işçi önderleri anıldı.

14-21 Temmuz 1889’da Pariste toplanan 2. Sosyalist Enternasyonelin 1. Kongresinde, 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı ilan edildi. Bundan sonraki yıllarda, her 1 Mayıs’ta işçiler meydanlara taşındı. 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma gününde işçiler meydanlarda çeşitli istemlerini haykırdılar, mücadele azimlerini bilediler

Kıbrıs’ta 1 Mayıs’lar

Kıbrısta 1 Mayıs kutlamaları, İngiliz sömürge döneminden beri çeşitli etkinliklerle kutlanmaktaydı. Ancak Kıbrıslı Türk ve Rumlar iş boykotu yaparak 1 Mayıs’ı ilk kez 1947 yılında birlikte kutladılar. O yıl Lefke bölgesindeki madenlerde çalışan işçilerin Türk ve Rum sendikaları, yaptıkları ortak toplantıda 1 Mayıs günü iş boykotu yaparak madene inmemeye ve 1 Mayıs’ı ortak bir yürüyüş ile kutlamaya karar verdiler.

İşveren bu kararı kabul etmek istemedi ve işyerlerine dağıttığı bir bildiride, 1 Mayıs günü işçilerin madene girmemesi halinde kendisinin de 3 gün madeni kapatıp işçi ücretlerini keseceğini duyurdu. Ancak bu tehdit işçileri yıldırmadı. Karar alınmıştı bir kere ve 1 Mayıs’ta bir tek işçi bile madene inmeyerek sabahleyin İkseroda toplandılar. Binden fazla Kıbrıslı Türk ve Rum işçi Lefkeye kadar kortej halinde yürüdüler ve Lefkede Kaza Yönetim binası önünde durup işçilerin sorunlarını içeren bir metni onaylayarak Kaza yöneticisine ilettiler. Yıllarca kardeş gibi yaşayan Kıbrıslı Türk ve Rumlar 1 Mayıs geleneğini ve ortak hak arama mücadelelerini sürdürdüler.

1 Mayıs

1 Mayıs 2009 Sarayönü Meydanı.

Bu kardeşlik ve dayanışma “böl ve yönet” taktiğinden medet uman İngilizleri ve Enosis ile Taksim tezlerini savunan şoven çevreleri rahatsız ediyordu. Kıbrıslı Türk ve Rum işçilerin birliktenliği, yakınlığı ve birbirlerine güveni egemenlerin amaçlarına ulaşmalarının önündeki en büyük engeldi. 1958’de 1 Mayıs yine coşku ile kutlandı. Tüm engellemelere rağmen Kıbrıs işçi sınıfı tek vücut olarak meydanlarda idi. Lefkoşa caddelerinde birlikte coşku ile yürüdüler.

Ancak 1 Mayıs 1958 gecesi kimliği belirsiz kişiler, 1 Mayıs’a katılan Türk Eğitim ve spor vakfına saldırarak binayı talan ettiler. Artık toplumlar üzerinde terör estiriliyor ve sendikacılar kurşunlanıyordu. 1 Mayıs 1958 Kıbrıslı Türk ve Rumların birlikte kutladığı son 1 Mayıs oldu.

20 Yıl Sonra Yeniden

Kıbrıslı Türkler 1958 yılından tam 20 yıl sonra ilk kez 1978 yılında DEV-İŞ önderliğinde 1 Mayısları kutlamaya başladılar. Kasım 1976’da kurulan DEV-İŞ 1 Mayıs’a sahip çıktı ve 1977 yılındaki kapalı salon toplantısı ardından 1978’de 1 Mayıs’ı Sarayönünde kutlama çağrısı yaptı. Mitinge birçok demokratik kuruluştan temsilciler katıldı. 20 yıl aradan sonra Kıbrıslı Türk emekçiler yine meydanlarda idi.

Ellerinde yaftaları, DEV-İŞ bayrakları ile istemlerini haykırıyordular. “Herkese iş, köylüye toprak” , “Çalışanlar için hastahane, doktor, ilaç” , “Eşit işe eşit ücret” , “Ekmek, Barış, Özgürlük” gibi yaftalarda istemlerini dile getirdiler. Sarayönü meydanı bayram yerine dönmüştü. Bundan sonraki 1 Mayıslar uzun zaman DEV-İŞ öncülüğünde kutlanmaya devam etti. Bir süreden bu yana ise 1 Mayıs, 1 Mayıs Tertip Komitesi öncülüğünde Sarayönü Meydanı’nda kutlanıyor.

Bir İşçi Soruyor
Kimdi yedi kapılı Teb şehrini kuran?
Kitaplarda yalnız kralların adları var
Krallar mıydı kayaları sırtlanan?
Ya da defalarca yakılıp-yıkılan Babil
Kimlerdi Babil’i her seferinde kuran?
Altın parıltıları içindeki Lima’nın
Hangi evlerinde oturdu yapı işçileri?
Çin Seddinin bittiği akşam
Nereye gittiler ki, duvarcılar.
Büyük Roma zafer takları ile doludur
Kimdi, onları diken?
Genç İskender fethetmiş Hindistanı
Yapayalnız bir İskender mi?
Sezar, Galyalıları yenmişti
Yanında bir aşçı olsun yok muydu?
İspanyalı Filip ağlamışmış,
Batınca filoları…
Başka kimse ağlamamış mı?
Frederik muzaffermiş yediyıl savaşlarında
O da yalnızdı galiba savaş meydanlarında
Bir zafer doldurmuş her sayfanın başını
Kimler pişirmiş ki, zafer aşını?
Her on yılda bir büyük adam,
Kim ödemiş masraflarını?
İşte bir sürü soru,
Bir sürü yorum…

Bertolt Brecht

1 Mayıs 2

1 Mayıs – işçiler yürüyor.

Kim sebep bu zulmün devam etmesine?
Biz…
Kim sağlayabilir bu zulmün kalkmasını?
Yine biz…
Kim eziliyorsa, başını kaldırmalı onu ezene karşı,
Kaybeden dövüşmeli,
Kim durdurabilir safa gireni?
Bugünün yenilenleri, yarının galipleridir,
Çünkü, değişmez, değişir… bugün bile…

Bertolt Brecht

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.